KULAK ÇINLAMASI (TİNNİTUS)

Çınlama Ne Demektir?

Tinnitus dış akustik uyaran olmaksızın kulaklarda ya da kafada sesin algılanması şeklinde tanımlanmaktadır. “zil çalması ” anlamına gelen Latince “tinnire” kelimesinden köken almaktadır. Bu ses hasta tarafından çok farklı karakterlerde tarif edilebilir ancak sesin karakteri ne olursa olsun çınlama olarak adlandırılmaktadır. Bir hastalık olmaktan öte bir semptom olarak değerlendirilen tinnitusun bireylerin yaşam kalitesinin düşmesine neden olmasının yanında bir çok ruhsal soruna zemin hazırladığı düşünülmektedir.

 

Çınlama Sık Görülen Bir Durum mudur?

Nüfusun yaklaşık % 20 sinde çınlamaya rastlamak mümkündür. Sessiz ortam ve günlük uğraşıların az olması çınlama algılamasını artırmaktadır. Hiç ses geçirmeyen kabinlerde yapılan çalışmalarda, tamamen sağlıklı genç insanların çok aşırı sessiz bir ortamda % 95 oranında çınlama algıladıkları (sessizliğin sesi) ortaya konmuştur. Bu nedenle çınlama sesinin aslında hepimizin kulağında var olduğu ancak bazı rahatsızlıklar sonucu algılanabilir düzeye çıktığı düşünülebilir.

Çınlama Nasıl Sınıflandırılır?

Tinnitus, mekanizması ve algısındaki belirsizliklerden dolayı net şekilde sınıflandırılamamaktadır. Bazı yazarlar tinnitusu öncelikle normal ve patolojik olarak ikiye ayırmaktadır.

Normal tinnitus, bir haftadan ve beş dakikadan daha az olacak şekilde birçok kişi tarafından tecrübe edilen fakat işitme kaybının eşlik etmediği şeklinde tanımlanırken; patolojik tinnitus, bir haftadan ve beş dakikadan daha fazla süren ve genelde işitme kaybı olan kişilerin tecrübe ettiği tinnitus olarak tanımlanmaktadır.

Bunların yanında diğer bir sınıflandırma tinnitusun objektif ve subjektif olması üzerine yapılmaktadır. Objektif tinnitus, vasküler, nöromusküler ve lokal enflamasyon gibi farklı nedenlerden kaynaklanan ve diğer kişiler tarafından duyulabilen tinnitus şeklinde tanımlanmaktadır.

Subjektif tinnitus ise sadece hasta tarafından duyulan, otolojik faktörler, ototoksik ilaçlar, nörolojik ve metabolik hastalıklar ile psikojenik nedenlerden kaynaklanan ve daha yaygın şekilde görülen tinnitusu kapsamaktadır

Tinnitusun Nedeni Nedir?

Sesin sadece hasta tarafından duyulduğu subjektif tinnitusun birçok olası nedeni vardır. Bazı nedenler kötü değildir (örnek olarak küçük bir kulak kiri geçici bir süre tinnitus yapabilir.)

Bunun yanında orta kulak iltihabı, kulak zarında delinme, orta kulakta sıvı birikmesi ve orta kulaktaki kemiklerin eklem yerlerinin sertleşmesi gibi daha önemli nedenler de olabilir.

Tinnitus baş ve boyun bölgesindeki damar genişlemeleri (anevrizma) veya denge ve işitmeyi sağlayan sinirden kaynaklanan bir tümörden (akustik nörinom) dolayı da olabilir. Bu problemlerde işitme kaybı da vardır.

Allerji, yüksek veya düşük tansiyon, tümör, şeker hastalığı, tiroid problemleri, baş ve boyun bölgesine gelen darbeler, çene eklemi rahatsızlıkları , bazı romatizma ilaçlan, bazı antibiotikler, sakinleştirici ilaçlar ve aspirin tinnitusa neden olabilir.

Her durum için tedavi çok farklıdır. Bu nedenle konusunda uzmanlaşmış bir doktora kontrol olmak ve kulak çınlamasının gerçek nedenini bulmak çok önemlidir.

Tinnitus çoğunlukla işitme sinirlerinin mikroskopla görülebilecek kadar küçük olan uçlarında meydana gelen hasarlardan ötürü gelişir. Bu sinir uçlarının sağlam olması doğru ve kesin duymayı sağlar ve bunlarda meydana gelecek bir hasar işitme kaybı ve tinnitusa yol açabilir. İlerlemiş yaşla birlikte sinir uçlarında bazı değişiklikler meydana gelir bu da beraberinde tinnitusu getirir.

Günümüzde yüksek ses tinnitusun en sık rastlanan nedenlerinden biridir ve işitme kaybına da yol açar. Endüstriel gürültü, yüksek şiddette sese maruz kalmak , stereo kulaklıklarla yüksek sesle müzik dinlemek iç kulağa zarar verip tinnitusa yol açabilir.

Çınlama Kişiye Zarar Verir mi?

Çınlamanın kendisi bir hastalık değildir, bir belirtidir. Çınlamanın kişiye doğrudan bir zararı olmaz ancak çınlamayı oluşturan sebep zarar verici olabilir. Bu nedenle her çınlama hastası araştırılarak sebep ortaya konmaya çalışılmalıdır. Bazı kişilerde çınlama sebebi ne olursa olsun çok ciddi psikolojik etkilere yol açar.

Tinnitus Nasıl Tedavi Edilir?

Çınlaması olan bir hastada ilk yapılması gereken şey ayrıntılı bir tıbbi hikaye alımı, muayene ve tetkikler ile çınlamanın sebebinin ortaya konulmasıdır. Bu şekilde daha önce söz edilen çınlamaya yol açabilecek hastalıkların olup olmadığı araştırılmış olur.

Bu inceleme sırasında işitme testi (odyometri) ve kulak basınçlarına yönelik testler (timpanometri) istenebilir. Bunun yanında iç kulak tüylü hücre fonksiyonlarını ölçen otoakustik emisyon, iç kulak basınç artışı varlığını araştıran kohleografi, işitme siniri ve beyin sapındaki işitme ile ilgili elektriksel dalgaları ölçen ABR testi, denge testlerinin de yapılması gerekebilir. Ayrıca kulak yapılarını görüntülemek için bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik rezonans görüntüleme( MRG) istenebilir.

Hastanın çınlamasını açıklayacak bir problem saptanabilirse bu rahatsızlığın tedavisi yapılmalıdır. Bu şekilde çınlamanın azalması veya kaybolması söz konusu olabilir. Çınlamanın sebebine göre bu tedavi kulak yolundaki buşonun veya yabancı cismin çıkarılması olabilir.

Farklı hastalıkların tedavisi için kullanılan ilaçların diğer birçok yan etkisinin yanında tinnitus da bir yan etki olarak gözlenebilmektedir ,bundan dolayı kullanılan ilacın değiştirilmesi ya da bırakılması tinnitusun ortadan kalkmasında işe yarayabilmektedir. Gürültüden etkilenmede gürültüden kaçınılması gibi önlemler yanında, kulak iltihabının veya orta kulak boşluğundaki sıvının tedavisi, kulak zarındaki deliğin cerrahi olarak onarımı, kulak kemiği içinde yer alan iltihabın cerrahi olarak temizlenmesi, otoskleroz hastalığında uygun cerrahi girişim, işitme siniri tümörlerinde cerrahi veya radyoterapi ile tedavi gibi daha kapsamlı tedaviler olabilir.

Bir grup hastada tedavi edilecek bir sebep bulunamasa da işitme kaybı tespit edilebilir. Bu hastalar işitme cihazı ile rehabilite edilirlerse hem işitme kayıpları düzeltilmiş olur hem de çınlamaları fayda görür.

Bir diğer grup hasta da ise tedavi edilebilecek bir problem olmadığı gibi düzeltilecek bir işitme kaybı da yoktur. Bu hastalara iç kulak kan dolaşımını artıracak bazı ilaçlar verilebilir. Ancak medikal tedavide kullanılan ilaçların hiç birinin % 50’ yi geçen bir etkinliği tespit edilememiştir.

    444 10 81

    Randevu Almak için bizi arayın veya formu doldurun.





    null

    Op. Dr. Vildan KURGAN
    KBB Uzmanı

    Bir cevap yazın

    Your email address will not be published. Required fields are marked *

    Post comment